4 Nisan 2008 Cuma

Sagopa Kajmer - Kolera - Soguk Küvet

Sagopa Kajmer - Bir Pesimistin Gözyaşları

Sagopa Kajmer - Baytar

Siteniz için SEO

Günümüzde herkes ilk sayfalara çıkmak istemektedir. seo uzmanları etik olmayan seo tekniklerini kullanarak bunları yapabilirler ancak bunlar kalıcı seo teknikleri değildir. Genelde spam teknikleridir. Doğru seo teknikleri kullanmanızı tavsiye ederim. Doğru seo teknikleri ile doğru yerlerde olan siteler kalıcı olacakdir.

Ön sıralara çıkmak için genelde site sahipleri ve seo uzmanları herşeyi göze alabilirler. Her türlü hile aldatma ve etik olmayan yöntemlere baş vurarak arama motorlarını kandırmaya çalışabilirler. Bu hem etik olarak yanlıştır. Hemde arama motorları bu çalışmaları spam olarak farkedince farklı sonuçlar doğurabilir. Müşterinizin yada sizin sitenizin bloklanması gibi.

Arama motorlarında etik olmayan seo teknikleri kullanılan çalışmaları farkedilirse

* Spam olarak algılanan içerik dikkate alınmaz.
* Sitenizin değeri düşüceği için ön sayfalar çıkmanız hayal olarak kalacaktır.
* Sayfalarının arama motorlarında bloklanır ve hiç bir sorunçta çıkmaz
* Sitenizin pagarank değerleri hiç yükselmez.



Etik olarak seo tekniklerini doğru kullanmanızı sitenizin bloklanmaması için spam gibi veya buna benzeyen her türlü hilleden uzakdurmanızı tavsiye ediyorum.

Gerçekten yapılan hilleler arama motorları tarafından fark ediliyormu?

Evet edilmektedir. arama motorlarını yanıltmak için her gün binlerce teknik denenmektedir. Arama motorlarıda her gün bu yanıltmalara karşı önlemler almaktadır. Google örnek almamız gerekirse doğru sonucu ilk safalarda görebilmektesinizin siz aradığınız bir şey olduğunda gerçekten ilk sayfalarda bulabilmektesiniz. Spam yada aldatma geçerli olsa siz de devamlı bu siteler açıldı. Spam yada aldatma çok kısa süreli bir aldatma yöntemidir.

Arama motorunu aldatsanız bile sizi şikayet ettiklerinde siteniz bloklanacak ve yapılan çalışma boşa gidecektir bir daha o domain adı ile arama motorunda yer bile alamayacaksınız.

Aklıma gelen etik olmayan seo teknikleri

* Çok küçük yazılan yazılar.
* Aynı reknte sayfa içine gizlenmiş yazılar.
* Resim alt tag larına yazılan gereksiz yazılar.
* Sürekli tekrar eden kelimeler.
* Meta lara gereksiz olan kelimeler ile doldurma.
* Sayfa arkasına gizlenmiş bir sayfa oluşturmak arama motoru ile ziyaretciye farlı görünüm sunmak.
* Web sayfasının yönlendirilmesi.
* İstediğini kelimelerdeki ilk 10-20 de çıkan sitelerin içeriklerini kopyalayarak yanıltıcı sayfalar hazırlamak.
* Başka siteleri kopyalayarak farklı içerik oluşturmak.
Site değerlerini yükseltmek için bir çok yere para ile yada farklı yollarlar link koymak.
* Bir çok domain adı alarak ana siteyi referans olarak link göstermek.
* Sayfa altına tekrar site haritalarını tekrarlamak


Bunlar aklıma gelen etik olmayan seo tekniklerinden bazıları daha çok yöntem vardır ve geliştirilmektedir.

seo tekniklerini kullanacaksanız seo etik olmayan seo teknikleri kullanmayın doğru teknikler kullanarak zaman içinde başarıya ulaşacağınızı unutmayın. Başarı doğru tekninleri kullarak zaman içinde olacaktır. 1 günde gelen başarı sizi başarısızlığa itecektir.

Yazan: Murat Ayaz | mmuratayaz@gmail.com

3 Nisan 2008 Perşembe

Banka İşi - The Bank Job

Tür : Gerilim
Gösterim Tarihi : 21 Mart 2008
Yönetmen : Roger Donaldson
Senaryo : Ian La Frenais , Dick Clement
Görüntü Yönetmeni : Michael Coulter
Müzik : J. Peter Robinson
Yapım : 2008, İngiltere

Oyuncular
Jason Statham (Terry) , Saffron Burrows (Martine) , Stephen Campbell Moore (Kevin) , Daniel Mays (Dave) , James Faulkner (Guy Singer)
Film, 35 seneden daha fazla bir süre önce Londra’da meydana gelen olağandışı gerçek bir olaydan, cesur ve çözülememiş bir soygundan esinlenilmiştir. Bu heyecan dolu gerilim filmi, entrika, skandal ve tehlikenin içiçe geçtiği bir bileşim olup, yapımcıları tarafından “cinayet, seks ve yolsuzluğun inanılmaz söylenmemiş hikayesi” diye tanımlanmaktadır.
Eylül 1971’de, hırsızlar Londra’daki Baker Street’te bulunan bir bankanın kasasına tünel kazarak girdiler ve milyonlarca Sterlin değerinde nakit para ve mücevherin bulunduğu kasaları yağmaladılar. Çalınanların hiçbiri bulunamadı. Kimse tutuklanmadı. Soygun sadece birkaç gün manşetlerde kaldı ve sonra Birleşik Krallık hükümetinin basına “D Uyarısı” yaparak susturmasıyla ortadan kalktı.Bu film, o kutularda neyin saklı olduğunu ortaya çıkarıyor. Hikaye, kraliyet ailesiyle bağlantıları olan cinayet, yolsuzluk ve seks skandalını kapsıyor. Bu, olaya karışan en masum kişilerin hırsızlar olduğu bir hikaye.

Dövüş Kulübü - Fight Club

Tür : Aksiyon
Gösterim Tarihi : 10 Aralık 1999
Yönetmen : David Fincher
Senaryo : Jim Uhls , Chuck Palahniuk (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Jeff Cronenweth
Müzik : The Dust Brothers
Yapım : 1999, ABD , 139 dk.

Oyuncular
Brad Pitt (Tyler Durden) , Edward Norton (Anlatıcı) , Helena Bonham Carter (Marla Singer) , Meat Loaf (Bob) , Zach Grenier (Richard Chesler) , Richmond Arquette (Stajyer) , David Andrews (Thomas) , Rachel Singer (Chloe)
Dövüş kulübünün ilk kuralı, dövüş kulübü hakkında konuşmamaktır. Dövüş kulübünün ikinci kuralı da, kulüp hakkında konuşmamaktır…
Filmin baş kişisi, sıradan hayatının girdaplarında bunalımlar geçiren bir sigorta müfettişi olan Jack, Kanserli olmadığı halde, uykusuzluğunu yenmek ve hayatına anlam katmak adına, kanserlilere moral destek sağlayan terapi gruplarına katılır. Orada, Marla Singer adlı bir kızla garip bir yakınlık kurar.

Bir iş gezisi dönüşü ise, Tyler Durden adlı egzantrik karakterle tanışır. Durden, Jack’in olmak isteyip de olamadığı adam gibidir. Tyler’ın girişimleriyle bir yeraltı faaliyeti olarak başlayan dövüş kulübü, Jack’e hayatında yepyeni kapılar açacaktır… Ve tabii, bu kapılardan ister istemez Marla geçecektir… Fakat… Tyler Durden gerçekte kimdir?

Ömer Muhtar Kimdir?

Ömer Muhtar (Arapça: عمر المختار , d. 1862 - ö. 1931) Libya'da İtalyanlara karşı yürütülen direniş hareketinin önderi.

Dinsel öğrenim gördü ve el-Kasr'daki Senusi tarikatının şeyhi oldu. İtalyanların 1911'de Libya'ya çıkarma yapması üzerine Senusi şeyhi Ahmed Şerif es-Senusi önderliğinde başlayan direniş hareketine katıldı. Uşi Antlaşması'yla Osmanlı Devleti'nin Libya üzerindeki hakimiyeti resmen sona erdi. İtalyan yönetiminin Trablusgarp'taki milliyetçi kuvvetler ve Berka'daki Senusilerle yaptığı uzlaşma görüşmeleri sonuçsuz kaldı.
Ömer Muhtar 1922'de İtalya'da iktidara gelen Faşistlerin Libya'yı sömürgeleştirme politikasına karşı 1923'te Berka'da yeni bir direniş hareketi başlattı. Cebelü'l-Ahdar'da yaşayan aşiretlerden topladığı gerilla güçleriyle başarılı baskınlar gerçekleştirerek İtalyan kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdi. Mısır ve Sudan'dan gelen yardımların kesilmesine karşın, Bedevi köylülerin yardımıyla direnişini 1931'e değin sürdürdü.
11 Eylül 1931'de bir çarpışmada yaralanarak İtalyanlara esir düştü.
General Rodolfo Graziani'nin başkanlığında bir savaş mahkemesince ölüme mahkum edildi ve Saluk'ta asıldı.

Ömer Muhtar'ın Faşist İtalyan kuvvetleri tarafından tutuklanması.

Kaynak : tr.wikipedia.org